Konumuz Kanser Dr Özlem Uysal Sönmez Tıbbi Onkoloji Uzmanı

Kanser  Nedir?

Kanser, erken tanı ve tedavi edilmediği taktirde çoğu zaman ölümle sonuçlanabilen, önemi giderek artan bir sağlık ve yaşam sorunudur. Gelişmiş ülkelerde ölümlerin yaklaşık olarak %10 undan sorumlu olurken, tüm ölümler arasında iskemik kalp hastalıklarında sonra 2. sırada yer almaktadır. Geriatrik yaş gurubunda  ise kanser sıklığı daha çok artmaktadır. Ülkemizde de net bilgiler bulunmamakla beraber yaşlı nüfüsün artışına paralel olarak bu guruptaki kanser oranıda artmaktadır.

Kanser Nasıl Oluşur?

Vücudumuzun yapıtaşı olan  hücreler programlı bir otokontrol  içinde yenilenir, çoğalır ve yok olur(apoptoz=programlı hücre ölümü). Büyüme faktörleri normalde DNA’daki çeşitli genlerin etkisiyle oluşan proteinlerdir. Bu genler mutasyona (değişime) uğrayarak otokontrolün bozulup, hücrelerin aşırı büyümesine sebep olurlarsa, o zaman kanser oluşur ve bu genlere de “onkogen” denir. Onkogenleri oluşturan mutasyonlar, karsinojen maddelerin, virüslerin ve X ışınlarının etkisiyle meydana gelir. Onkogenlerin yanında anti-onkogenler de çok önemlidir. Onkogenler kansere sebep olurken, anti-onkogenler kanseri önleyen genlerdir. Anti-onkogenlere “tümörü baskılayan genler” de denir. Bunlar doğal hallerinde iken, yani mutasyona uğramamış hallerinde iken hücre bölünmesini ve çoğalmasını frenleyen, durduran genlerdir. Otokontrolden çıkmış ve kendi içinde genetik (epigenetik) değişikliğe uğramış  kanser hücreleri birikerek tümörleri (kitleleri) oluştururlar. Tümörler normal dokuları sıkıştırabilirler, içine sızabilirler yada tahrip edebilirler. Eğer kanser hücreleri oluştukları tümörden ayrılırsa, kan ve lenf dolaşımı yada vücüt boşlukları aracılığı ile vücudun diğer bölgelerine gidebilirler. Gittikleri yerlerde tümör kolonileri oluşturur ve büyümeye devam ederler. Kanserin bu şekilde vücudun diğer bölgelerine yayılması olayına metastaz adı verilir.Kansere kaynaklandığı organa, hücre tipine, moleküler özelliklerine göre adlandırmalar yapılır. Bu tanımlamalar  kanser tedavisi seçiminin köşetaşını oluşturur.

Ülkemizde En Sık Görülen Kanserler Nelerdir?

Ülkemizde  en sık görülen kanserler erkeklerde akciğer, prostat, kalın barsak, rektum, mide ve pankreas; kadınlarda meme, akciğer, kalın barsak, rektum, serviks, over, mide ve pankreas kanserleri olarak sıralanabilir. Deri kanseri sıklığı her iki cinste de yüksek olmakla birlikte, habis melanom dışındaki deri kanserleri tedaviye iyi cevap verdiklerinden ölüm oranı çok düşüktür.

Kanser Sebepleri Nelerdir ?

Çevresel ve kalıtımsal nedenler olarak ayrılabilir. Bilinenin aksine kalıtımsal kanser türleri daha nadirdir. Örneğin kadınlarda ensık görülen kanser olan meme kanserinde bu oran %10’lar düzeyindedir, diğer kanser türlerinde ise bu oran çok daha düşüktür.

Sigara,  alkol, dengesiz beslenme, aşırı kilo, çevresel faktörler (radyasyon maruziyeti, mor ötesi ışınlar vs.) kansere neden olan başlıca etkenlerdendir.  Kansorojen olarak adlandırdığımız maddeler çoğunlukla hücrelerde yer alan DNA bazlarını etkiler, onlara bağlanır ve kod diziliminde değişikliklere neden olur. Kod diziliminde meydana gelen değişiklik onarılamaz ise bu durum hücrenin kontrolden çıkmasına ve önlenemez çoğalmasına ve yayılmasına neden olabilir.

Kanserden Korunulabilinir mi?

Kanserde belki tedaviden daha önemli olan husus kanserin önlenmesidir. Yaşam tarzımızda yapacağımız ufak ama önemli  değişiklikler kanserden korunmaya yardımcı olabilir. Sebze ve meyve ağırlıklı beslenme ve düzenli egzersiz ile kilo alımının önüne geçilmesi, sigara ve alkol kullanmama, güneş ışığına maruziyetin azaltılması son derece önemlidir. Tüm bu önlemler ile kanser görülme sıklığında neredeyse %50’den fazla oranda azalmaya neden olacaktır. Gelecekte kemoprevansiyon yani kimyasal maddelerle kanseri önlemek de yararlı olabilecektir.

Kanserin Tedavisinde Şifa(Kür)  Mümkün mü? 

Başta meme kanseri olmak üzere pekçok kanser türünde erken tanı konulduğunda ve uygun tedavi yapıldığında şifa şansı oldukça yüksektir. Kanser tedavisi ve tanısı bir çok uzmanlık dallarının işbirliğini gerektirmektedir. Tedavisi güçtür. Cerrahi, radyoterapi, kemoterapi ve immünoterapi kanserin türüne ve yaygınlığına göre tekbaşına yada kombine tedaviler olarak uygulanabilir. Moleküler biyolojinin verdiği yeni bilgiler kanser tedavisi için umut vaad etmektedir. Anti-onkogenlerin de tedaviye katılmaları için çalışılmaktadır.Kemoterapi sitotoksik ilaçlarla yapıldığı için özel bir ihtisas konusudur. Etkili dozlarda, fakat hastayı yan tesirlerden koruyarak yapılması gereklidir.Bu nedenle tedavi için konunun uzmanına başvurulmalıdır.Unutmayın erken tanı ve uzman kişilerin yapacağı uygun tedavi hayat kurtarır.

Sağlıcakla Kalın

Dr Özlem Uysal Sönmez

Tıbbi Onkoloji Uzmanı

 

 

Görsel

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s