KANSERDEN KORUNMANIN YOLLARI

 Görüntü
Kanser önlenebilir

Kanser sebeplerine bakıldığı zaman, bunların %80’inin önlenebilir sebepler olduğu görülmektedir. İdeal vücut ağırlığını koruma, sağlıklı beslenme, sigara ve alkolden uzak durma gibi yaşam tarzı değişiklikleri kanser gelişimini önlemektedir.

İdeal kiloya sahip olmak için sağlıklı beslenmeli, aşırı kaloriden kaçınmalı ve düzenli egzersiz yapılmalıdır. Sağlıklı beslenmek ile kastedilen dengeli beslenmek, sebze ve meyveyi bol tüketmek, şekerden uzak durmak, aşırı yağ tüketmemek, posalı gıdalar tüketmektir. İşlenmiş etlerden (sucuk, salam, sosis gibi) uzak durulmalı, aşırı tuz tüketiminden kaçınılmalıdır. Yiyeceklerin pişirme yöntemleri de önemlidir. Kızartma, mangalda pişirme, tütsüleme gibi yöntemler kullanılmamalı; haşlama, buğulama ve fırında pişirme tercih edilmelidir.

Vitamin ve besin takviyeleri kanseri önlemiyor

Yeterli beslenen, sebze ve meyve tüketen kişilerde vitamin eksikliği olması beklenmez. Son yıllarda yapılan çalışmalar doğal yollar dışında alınan vitamin ve mineral desteklerinin kanseri ve diğer kronik hastalıkları önlemediğini, hatta zararlı olabildiğini göstermektedir. b-karoten, E vitamini ve yüksek doz A vitamini kullanmak ölüm riskini artırmaktadır. Diğer antioksidanlar, folik asit, B vitaminleri, multivitaminler ve minerallerin de yararı olmadığı gösterilmiştir.

D vitamini eksikliğine dikkat edilmeli

D vitaminini diğer vitaminlerden ayırmak gerekir. Günümüzde yaşam koşullarındaki değişiklikler sonucu güneş ışığı maruziyeti azalmış ve bu sebeple D vitamini eksikliği sık rastlanan bir durum haline gelmiştir. D vitamininin vücutta aktif hale gelmesi için her gün güneş ışığının dik geldiği saatlerde (saat 11.00-15.00)15 dakika diz ve dirseklerden aşağısını güneşlendirmek gerekmektedir. D vitamini eksikliğinin kanser dışında diyabet, hipertansiyon, sık enfeksiyon geçirme, romatizmal hastalıklar, multiple skleroz, kronik yorgunluk, depresyon gibi bir çok kronik hastalık ile ilişkili olduğu düşünülmektedir.  D vitamini eksikliği olanlar mutlaka D vitamini takviyesi almalıdır.

Bazı kanserlerden aşı ile korunmak mümkün

Rahim ağzı kanseri ve hepatit B virüsüne bağlı gelişen karaciğer kanseri aşı ile önlenebilen kanserlerdir. Rahim ağzı kanserinin ana sebebi human papilloma virüsü (HPV)’dür. Günümüzde bu virüse karşı bağışıklık sağlamak için geliştirilen HPV aşısı 12-26 yaşları arasındaki genç kızlara önerilmekte, aşılama 9 yaşından itibaren de yapılabilmektedir. Aşı üç doz şeklinde yapılmaktadır. Hepatit B aşısı, hepatit B virüsüne karşı bağışıklık sağlamakta, bu virüse bağlı gelişen kronik karaciğer hastalığı, siroz ve karaciğer kanseri gelişimini önlemektedir. Hepatit B aşısı, ülkemizin aşı programında bulunmaktadır ve bebekler doğuştan itibaren aşılanmaktadır. Çocukluğunda aşılanmamış olup, hepatit B ile karşılaşma riski yüksek olan erişkinlerin de aşılanması önerilmektedir.

 

KANSERDE TARAMA ve ERKEN TANI

Kimlere tarama önerilir?

Toplumda sık görülen, erken evrede saptanınca ölümlerin önlenebildiği, etkin tedavisi mümkün olan ve kolay taranabilen kanserlerde tarama yapılması önerilmektedir.  Tarama önerilen kanserler meme, kalın bağırsak ve rahim ağzı kanserleridir. Prostat kanseri için tarama yapılması konusu tartışmalıdır.

Artık akciğer kanseri için de tarama öneriliyor.  

Meme, kalın bağırsak ve rahim ağzı kanseri dışında son yıllarda akciğer kanseri de tarama yapılması önerilen kanserler arasına girmiştir. Akciğer kanseri taraması önerdiğimiz hastalar 55-74 yaşında olup, en az 30 paket-yıl sigara içmiş olan (sigara içilen yıl sayısı ile günde içilen paket sayısının çarpımı ile hesaplanır), halen sigara içmekte olan veya sigara içmeyi son 15 yıl içinde bırakmış olan kişilerdir. Tarama yılda bir kez düşük doz akciğer tomografisi ile yapılmalıdır. 

Kanserde erken tanı ve tarama nasıl yapılır?

Standart riskli kadınlarda meme kanseri taraması için 40 yaşından sonra yıllık mamografi ve yılda bir doktor muayenesi yapılmalıdır. 25 yaşından itibaren kadınların kendi memelerini muayene etmeleri ve 25-40 yaş arası 1-3 yılda bir doktor muayenesi yaptırmaları önerilmektedir.

Ülkemizde kanser taramasında en fazla ihmal edilen kanser kalın bağırsak kanseridir. Kalın bağırsak kanseri taraması için kolonoskopi en ideal tarama yöntemidir. Standart riskli kişilerde 50 yaşından itibaren önerilmelidir. Normal olması durumunda 10 yıl sonra tekrarı önerilir. Kolonoskopiye alteratif yöntem yılda bir gaitada gizli kan bakılması ve ek olarak 5 yılda bir sigmoidoskopi yapılmasıdır.

Rahim ağzı kanseri için önerilen tarama yöntemi servikal smear yapılmasıdır. 21 yaşından itibaren tüm kadınlara 3 yılda bir yapılması önerilmektedir. 30 yaşından itibaren servikal smear yapılmasına ek olarak HPV (human papilloma virüsü) testi yapılması durumunda tarama aralıkları 5 yıla çıkartılabilir.

Prostat kanseri erkeklerde en sık görülen kanser olmasına rağmen, hastaların önemli bölümünde hayati risk yaratmaz. Hayati risk yaratmayacak bir hastalığın taramada saptanması sonrası yapılacak tedaviler komplikasyonlara sebep olarak hastanın yaşam kalitesinin bozulmasına sebep olabilir. Bu nedenle prostat kanseri taramasının olası yarar ve zararlarının kişiye anlatılması sonrası, isteyenlere kanda PSA düzeyi bakılarak tarama yapılması önerilmektedir.

Prof Dr Başak Oyan Uluç

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s