Ogilvie Sendromu

  • OGİLVİE SENDROMU
  • AYBERK DURSUN Hazırladı
  • Ogilvie sendromu, mekanik bir neden olmaksızın, kalın bağırsağın belirgin dilatasyonu ile karakterize gastrointestinal sistem hastalığıdır.
  • Patogenezi tam olarak aydınlatılamamış olan bu sendromun, etyolojisinden medikal ve cerrahi pek çok patoloji sorumlu tutulmaktadır.
  • Literatüre bakıldığında, bu sendromun en önemli nedeninin, gebeliğin sonlandırılması (sezaryen veya normal doğum) ve uterin operasyonlar olduğu görülmektedir. Erken tanı ve tedavinin ciddi morbidite ve mortaliteyi önlediği bu sendromun, günümüz cerrahları ve jinekolokları açısından bilinmesi kaçınılmazdır.
  • Kolon ileus’u, idiopatik kalın barsak obstruk- siyonu, spastik ileus gibi çeşitli isimlerle anılan kolonik psödo-obstruksiyon; ilk kez 1948 yılında, Sir James Ogilvie tarafından, mide kanserlerinde  tanımlanmıştır
  • Bu sendrom; mekanik bir tıkanıklık olmaksızın kolonun genişlemesi ile karakterizedir. Organik bir neden yoktur ve en önemli nedeni, gebeliğin sonlanması veya uterin operasyonlardır (% 40).
  • Ogilvie Sendromu’nda Elyolojik Faktörler

Ciddi enfeksiyonlar

Kalp hastalığı

  • solunum yetmezliği
  • Felç ve benzeri durumlar
  • Travma (kalça kırıkları)
  • Diz operasyonları
  • Doğumun sonlanması (vaginal veya sezaryen ile) ve rahime  ait ameliyatlar
  • Leğen kemiğine ait operasyonlar
  • Ürolojik operasyonlar (örneğin suprapubik prostatektomi)
  • ilaçlar (Trisklik antidepresanlar, narkotik analjezikler, klonidin, Anthroquinon
  • Ogilvie sendromu, ameliyat sonrası dönemdeki hastalarda, büyük cerrahi komplikasyonlardan biridir.
  • İnce barsak paralizisi ile postoperatuvar dönemde genellikle karşılaşılır, fakat genelde kendiliğinden geçer.
  • Oysa ogilvie kalın bağırsağa ait  kendiliğinden geçmeyen bağırsak hareketlerinin durduğu bir genişleme durumudur.
  • Klinikte;
  • abdominal gerginlik, ağrı, bulantı, kusma, barsak alışkanlığında değişme (Genellikle kabızlık ama bazen de diare) ve bazen de ateş gözlenir.
  • Barsak sesleri hiperaktif veya hipoaktif olabilir.
  • Fizik muayenede aşırı bir abdominal hassasiyet vardır. Ateş barsak perforasyonunu gösterir ancak perforasyon olmadan da % 30 olguda ateş olabilir.
  • TANI
  • Laboratuvar bulguları tanısal değildir. Ancak direkt üriner sistem grafisinde distal kolon ve rektumda hava olmaksızın dilate kalın barsak ansları, hatta hava- sıvı seviyeleri izlenebilir
  • TEDAVİ
  • Erken dönemde müdahale edilmezse tehlikeli sonuçları olabilir. Hastada oral beslenme kesilir, nazogastrik dekompresyon yapılır, damar yolu ile sıvı verilmesi ile elektrolit dengesi korunur. Narkotik analjezikler ve düz kas stimülanlarından kaçınılır. Mekanik nedenleri ayırdetmek için kolonoskopi yapılabilir.
  • Çekum çapı 10 cm’yi aşıyorsa, çekum perforasyo- nu şüphesi varsa ya da medikal tedaviye yanıt alınamazsa laparatomi yapılır. Amaç sağ kolonun de- kompresyonudur. Uygun tedavi ile 3-6 günde geriler.
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s