Tutunanlar. Melek Alev yazdı…

TUTUNANLAR

Bazı ortamlar ” Değer ve Sevgi”nin en güzel örnekleriyle doludur. Bu ortamlarda ” Gerçek Değer ve Sevgi”nin anlam ve önemini buram buram hisseder, öğrenir, kavrar ve yaşarsınız… Bundan çok da büyük keyif alırsınız. Ben bu güzel ortamı yakalayabilen çok şanslı, ender insanlardan biriyim.

Anlatmaya çalışacağım hikâye dostum Gonca Sağnak’ a ait…Bir değer hikâyesi…

Her tanıdığımız insan farklı deneyimleriyle, farklı güzellikleriyle girer hayatımıza…Çok farklı renkler getirir bizlere..

Facebook aracılığıyla tanıdım Gonca’yı. Kendisiyle ilgili yayınlanmış bir gazete haberiyle dikkatimi çekti. Haber ” yüzü olmayan kadın canlı tablo oldu” başlığını taşıyordu. Canlı tabloyu akrilik boyama tekniğini kullanarak ressam Burcu Cunneen, haberi ise Tülay Karabağ yapmıştı.

Ateşten eteğinin üzerine, bedeni mavilik ve kuşlarla boyanmış elbisesiyle canlı tablo olan Gonca Sağnak, yaşadığı bütün zorlukları burada anlatıyor ve her şeye rağmen dik duruşuyla onlara meydan okuyor, adeta küllerinden yeniden doğuyordu.

” Her şart altında yaşanılasıdır bu hayat “diyen Gonca, yüzünün bir bölümünü geçirdiği ağız kanseri nedeniyle kaybetmiş, yüzünün kalan diğer bölümüyle ise hayata bütün içtenliğiyle gülümsüyordu.

Gonca aynı zamanda Türk Edebiyatı’nın önemli isimlerinden Cemal Süreya’nın kızıydı.

Bir gün facebook sayfasında yayınladığı son dişimde döküldü mesajini gördüm.

Onun için bir şey yapabilir miydim bilmiyordum ancak mesleğim icabı duyarsız kalamadım .

Kendisi Didim’de oturuyordu. Yaklaşık 10 yıl kadar önce ağız kanserine yakalanmış, dişlerinin kron kısmı aldığı radyoterapilerden etkilenmiş zayıflayarak dökülmüş, diş kökleri ise halen çene kemiği içerisinde duruyordu.

Üniversiteyle görüşüp randevu aldık ve gerekli konsültasyonlar yapıldıktan sonra Gonca’nın dişleri yavaş yavaş çekilmeye başladı. Çekimler bitip, çekim yerleri iyileştikten sonra ise protezleri yapıldı.

Protezinin ilk takıldığı gün onun yanındaydım. Hayatımda protezi takıldığı için bu kadar mutlu olan bir hasta görmemiştim. Eski Gonca gitmiş, yerine yepyeni bir Gonca gelmişti. Yüzündeki, tavırlarındaki neşe ve mutluluk tüm kliniğe ve hepimize dalga dalga yayılmıştı. Herkes onun mutluluğunu paylaşıyordu.

Bu arada Gonca kendisi de güzel resim yapıyordu. Izmir’e geldiği bir gün bana resim sergisi açmak istediğinden söz etti. Serginin gelirini ise engelli derneklerine bağışlamak istiyordu. Iki dernek belirledik. Sağolsun bu derneklerde bizi kırmadı. Daha sonra gün ve sergi salonu ayarlandı. Gonca büyük bir şevkle o güne hazırlanmaya ve resimlerini yapmaya başladı.

Açılış öncesi Didim’e resimleri ve Gonca’yı almaya gittiğimizde o kadar heyecanlıydı ki anlatamam. Yerinde duramıyordu. Sergi için yaptığı resimlerinin yanında, duvarında asılı ve kendisine ait olan tüm resimleri de almaya çalışıyor. Bunları da alalım diye israr ediyordu.

O gün Didim’den ayrılırken, Gonca’nın evinde hiç resim kalmamış, bütün resimlerle birlikte Izmir’e gelmiştik.

Ertesi gün yapılan sıkı bir çalışmanın ardından sergi için hazırdık.

Açılış günü Gonca’nın güzel resimlerinin ve yüreğinin yanında, IZOT( İzmir Otizm Korosu ve Orkestrası) da bizleri destekledi.

Onların şarkılarını büyük bir zevkle dinledik. Hep beraber neşe içerisinde bu müziğe eşlik edip, dansettik. Ve Gonca’nın resimlerini büyük bir beğeniyle izledik.

Gonca o kadar mutluydu ki…Sevdiği tüm dostları sergi boyunca yanındaydı .

Bir hafta süren sergide, şiddetli soğuğa rağmen Gonca sergisinin başından hiç ayrılmadı, sergi sonunda kalan resimlerin hepsini de derneklere bağışladı ve gelenlerin görüşlerini yazdığı defterden başka yanında hiçbir şey götürmedi.

Sergiyi gezmeye gelenlerle tek tek ilgilendi, özellikle genGonca’nın ” Tutunanlar” Resim Sergisi fazlasıyla amacına ulaşmış, tesadüf sonucu karşılaşan insanlar arasında bütünleştirici bir unsur oluşturmuş, değer ve sevginin en güzel yansımalarının örneği olmuştu.

Bu örneklerden benim için en önemlilerinden biri de gerçekten sevmenin ve değerin yüceliğini bilen bir dostuma aitti.

Sergi açlışına bir nedenle saatinde yetişememişti. Ancak işi bittikten sonra hemen gelmiş, oradaki güvenlik görevlisinden rica ederek sergiyi açtırmış, resimleri tek tek incelemiş ve benimle paylaşmıştı. Bu bence değerin en nazik ve en önemli örneklerinden biriydi.

Sergisiyle Gonca farkındalığın en güzel örneklerinden birini göstermişti bizlere. Onu destekleyen dostlarımızda diğer bir örneğini…

Gonca kendi deyimiyle:

Beni farkındalık için kullanın, ben tek bir organım kalıncaya kadar mücadeleme devam edeceğim diyordu.

Ayrıca afişinde de söylediği vurucu cümle gibi;

“Bir insan kaderi kesinleşinceye kadar elinden geleni yapar ”

“Tutunanlar” resim sergisi farkındalığıyla, değerleriyle, yüreğiyle, tüm tatlarıyla, sorumluluğu, yardımseverliği, güveni ve tüm güzellikleriyle yaşam yolculuğumda yepyeni başlangıçların en güzel örneğini oluşturuyor ve güzel insanları kazanmanın önemini bir kez daha vurguluyordu.

Yaşam güzel ve anlamlı bir yolculuktur. Hepimize rastgele !

Teşekkürler Gonca bu farkındalığın ve duyarlılığın için.

Melek Alev

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s