“BAŞKA’LAŞIM”

427a4d5a3d87a4a95693ba88f36fcdbf

“Hastalıklar iyileşmeyi bekleyen sendromların maddeleşmiş halidir” der Rehberim Prof. Stefano D’ Anna.

“Hastalıklar; Bilinçaltı kaynaklarıdır” der Dr. Valeriy Sinelnikov’ da…

CA bir hastalık mıdır?

Patolojiler gerçekte bir hastalığa mı işarettir yoksa maddeleşen duygulara mı?

Cerrahi bir işlemle kazınır ya da alınır içinizdeki duyguların patolojisi (!) Alınan parçalar, yani Tıbbı Patolojiler, bir uzmanın bazen de bir ekibin gözetiminde defalarca incelenir…Ve Patolojinin görünürdeki ismi konur!

Oysa ‘Duygusal Patolojiler’ öyle kolay kolay mercek altına alınamaz ve isimlendirilemezler.

Bu nedenle ikiye ayrılır Patolojiler; “Mikroskop altında tespiti mümkün olan” ve “olamayanlar”.

Rehberim Prof. D’ Anna ”kendini gözlemlemek” cümlesini sık tekrarla kullanır sözlerinde ve kitabında… Yani duygu durumlarının anda farkına varmak için “kendini gözlemlemek” ! Ona göre “kendini gözlemlemek, kendini düzeltmektir ve gerçek bir iyileşme ancak içerde başlar!”

Merak ediyorum çocukça bir duyguyla, Patologlar her bir maddenin sırrına erişecek üst bir duygu durumunu yaşarlar mı acaba bakarken o maddeleşmiş parçalara. Hangi duygulardır acaba o elde tutulan ve mercek altında gözlemlenen.

Sadece bizim bilebileceğimiz gerçeklerdir işte aslında onlar biraz da!

Cerrahi yönden kazınarak, alınarak başlayan tüm maddeleşen duygularla ve tedavi süreciyle yeni bir süreç daha başlar. BAŞKA’LAŞIM ile yeni bir var oluş.

Evet Stabil olmak tıbbi tedavi sürecinin umutla beklenen hedefi; ya “duygusal patolojiler” karşısında yapılması gerekenler.. İşte bu da BAŞKA’LAŞIM sürecinin kaçınılmaması gereken gerekliliği…

Yeni bir doğumla adeta bir çocuğun kalp atışları sizinle atmaya başlar.

Onun gözleriyle baktığınız an dünyaya, hem bir oyun parkında kahkahalar atarcasına keyifte bulursunuz kendinizi. Bazen de sesini yetişkinlere duyuramayan bir çocuğun hüznünde…

Deneyimlerini acılar üzerinden alma gibi bir telaşları yoktur çocukların. Onlar koşulsuz sevgiyle, keyifle, doğallıkla var oluş çabasını sürdürürken, yetişkinler dünyasının acılarını üstlenmek durumunda kalan yüreği büyüklerdir.

Başka’laşım sürecinde her bir duyarsız yaklaşım şimdi haykırış yeni doğamda.

“Nereye gidiyorsunuz, ne bu hız, ne bu duygulardaki tüketim telaşı, ne bu anlamsız anlam kargaşası,  niye o ağır maskeleri taşıyorsunuz hala yüzünüzde, niye bu anlamsız kavgalar, niye öfkeli tutumunuz, niye konuşan dilsizler, gören körlersiniz,  neden güneşe dönük değil yüzünüz” demek istiyorum.

“Yaz” diyor içim, kendi içlerindeki çocuklara da gözlerini kapayıp, kulaklarını tıkayanlara…

“Yaz” diyor içim hayatının yeni a,b,c si ile,

“Yaz, Oku ve düşlerinle özgürce boya hayatı!”

Ve… Yazıyor içim içinin çocuğu ile kalemin çok da sivriltilmemiş ucuyla.

Evren’den

2018-10-15_21-00-18

Görsel: Jake Olson

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s