Ya siz Hangi Gruptasınız?

9eba475c-13a6-4967-8005-189f2e6231d8

YA Siz hangi gruptasınız?

Geçtiğim yollarda kendi adımlarımı gözlemliyorum, bir yandan da akan trafikte kış bulutları arasında “merhaba” diyen güneşi kaç kişinin o an başını kaldırarak selamladığı merak konum.

Dalda ıslanan minik serçeyi gördün mü.

Daha önce yaz güneşinin sıcaklığına isyan eden bir kaç kişi gözüme çarpıyor o an… Şimdi de yağmur bulutlarına isyanda, şemsiye tutuyor yağan yağmura homurdana homurdana… İçimden gülümsüyorum.

Şemsiyesiz ıslanırken ve yüzümde hissederken o düşen her bir damlayı, doğayı selamlıyor yine her bir hücrem. Minnette topraktan oluşan bedenim.

Yoksa sen hala yağmura şemsiye mi tutuyorsun…

Hızla akan insan trafiğine bakıyorum, hedefler bir anda kalksa yetişecek neresi kalırdı acaba diye sorguluyor yine içim…Mekanlar bir anda kalksa, sadece insanlar, canlılar ve doğa kalsa. Ne yapardın? Kaç gönül asıl gidebilecek mekanın…

Öyle hızlı ki senin için zaman, yetişme telaşı içinde kendine dönüp bir an bakmadığını görüyorum, nasıl fark edesin ki, buluttan sana gülümseyen kış güneşini, dalda ıslanan o minik serçeyi…

Kendinden ve sevdiklerinden ertelediklerin çığ gibi önüne yığılırken, senin tek derdin yetişme telaşın! Neye, nereye…

İnsanlık ışığını taşıma telaşında olanların, er meydanlarındaki soyunuşlarını alkışlıyorum. Her biri Prometheusca eline aldığı ışıkla, karanlık yollarda, sahnelerde, gönüllülükle gönüllerde… Orada, burada, hatta şurada.

Ancak bulutların arasında sana selam veren güneşi bakıp da görmediğin gibi, yine bakıyor, görmüyorsun değil mi… Kaç kristal kalp kırdın bu arada…

Kış uykusundasın hala ve hala… Ya geçmişin tozlu raflarında hala aklın, ya da yıllar sonrayı tapulamışçasına plan defteri gibi zihnin… Ya da dört mevsim geçse de kış uykusundan çapaklanan gözlerin hala bakıp görmene engel. İraden, verdiğin sözlerin askıdaki anahtarlıkta unutulmuş.

Şimdi bilgisayarlar var, eskiden hani dosya memurları olurdu, önünde sarı dosyalar yığılı. Gözlüğünün ucundan bakardı ve sorardı “ne vardı”…

“Bugün git yarın gel” var’dı hani. Yarınların garantisi ve tapuları da benzer kişilerde miydi acaba… Sevgileri, alınan her bir nefese, güzelliğe minneti, vicdanı, merhameti acaba hangi gizli dosyada, ya da kasada sakladılar…

15d4699e-01ba-4c41-8dc5-bb8ec03fe19b

Gabriel Garcia Marquez’in sorusunu soruyorum şimdi;

Siz hangi gruptasınız? Yıllar önce yaşadığı olumsuzlukları durmadan tekrarlayıp elindeki kartopunu kocaman bir çığa dönüştürerek içinde kaybolanlardan ve yanındakileri de sürükleyenlerden mi; yoksa kocaman bir kar kütlesini güneşin sıcaklığıyla eritip etrafına huzur verenlerden mi?

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s