Kusurların Mükemmeliği

Kusurların Mükemmelliğini Ortaya Çıkarma Sanatı: Kintsugi ve Kintsukuroi

Porselen bir kase kırıldığında, tekrar yapıştırılırsa eskisi gibi olmaz.

Peki ya eskisinden daha güzel olabilir mi?

Japonlar, 600 yıl önce bu durumu sanata dönüştürmüş: Kintsugi (Altınla birleştirme) ve Kintsukuroi (Altınla tamir etme).

Japonca’da Kin: Altın, Tsugi: Birleştirmek, Tsukuroi ise tamir etmek anlamına geliyor. Japonlar, kırılmış eşyaların parçalarını altın, gümüş ve platin boyalar kullanarak birleştiriyor ve o eşya eskisinden daha çekici ve daha değerli bir hale geliyor. Japonlar, bu sanata çok değer veriyor. Özel kintsukuroi setleri satıyorlar ve bu onarılan eşyalar, genelde kırılan eşyalardan daha pahalı oluyor. Bu sanatla, kırık ya da kusurlu eşyaların da güzel olabileceği gösteriliyor ve bunları satın alan insanlar, diğerlerinde olmayan özel bir şeye sahip olmuş oluyor.

Bunun temelinde, “wabi-sabi” felsefesi yatar. Kırılan ya da eskiyen eşyalardaki güzelliği görmek anlamına gelen bu felsefeye göre, Kintsugi tekniğiyle, kırılan ya da hasar gören eşyalar yeniden onarılarak onlara yeni bir yaşam ve amaç kazandırılıyor.

Bir kupanız kırıldığında onu çöpe atar, ondan vazgeçersiniz. Kalbiniz kırıldığında, bir kusurunuzu fark ettiğinizde, bir yanlış yaptığınızda kendi kabuğunuza çekilmek, kendinizi o olumsuzluğa hapsetmek sizce ne kadar doğru olur? Bunun yerine, başınıza gelen olumsuzlukları, güzel düşüncelerle onarabilirseniz, daha olgun, eskisinden daha değerli hissedersiniz. Böylece çöpe atmak istediğiniz 10 TL’lik kupanız-kusurlarınız, 100 TL ederinde sizde kalabilir-artık daha değerlisiniz.

Mükemmel olmak zorunda değiliz. Kendimizi böyle kabul etmeliyiz. Sıfırdan kırıksız, çatlaksız, hasarsız bir ruha sahip olmak zorunda değiliz. Doğru yöntemle kendimizle ilgilenirsek kusurluluğun mükemmelliğine sahip olabiliriz. Bu felsefeye göre, önemli olan kırığı onarmak değil, nesnenin gerçek değerini ortaya çıkarmaktır. Bizi biz yapan yaşadıklarımızdır. Olumlu ya da olumsuz her şey karakterimize, hayata bakış açımıza katkıda bulunur, ancak burada önemli olan bunları doğru analiz edebilmek, kırıkları doğru tamir edebilmektir.

Başarılı insanların birçoğu zorluklar içerisinden çıkıp büyük başarılara imza atmıştır ve bu kişiler, genellikle başarısız oldukları anlara, kalplerini kıran insanlara teşekkür ederler. Onlar sayesinde, kendilerini doğru tamir etmeyi öğrenebilmiş, gerçek değerlerini benliklerinde hissedebilmişlerdir. Bunun anlamı, “Başarılı olmak için mutlaka başımıza kötü bir şey gelmeli” demek değildir, ancak başımıza gelen kötü şeylerle de, kırık parçalarımızla da mükemmel olabilir, yola devam edebiliriz.

Bunun için seçim sizin; kırık parçalarınızla, kendinizden biraz daha kaybetmeye devam mı edeceksiniz yoksa onlarla yaşamayı öğrenip kendinize altın değerler katarak mı yola devam edeceksiniz?

CEOtudent

Elif Özçakmak

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s