Sevgi

Sevgi garip bir yangın. Yaşaması için büyümesi gerek. O yangına her şeyini atacaksın; zamanını; gururunu; dehanı.

Cemil Meriç

Elma Ağacı ve Çocuk

Uzun zaman önce, küçük bir erkek çocuğunun çok sevdiği ve çevresinde her gün oyunlar oynadığı büyük bir elma ağacı vardı. Çocuk ağacın tepesine tırmanır, elmalar koparıp yer ve ağacın gölgesinde uzanıp kestirirdi. Çocuk ağacı sever, ağaç da küçük çocukla vakit geçirmekten çok hoşlanırdı.

Günler aylar birbirini kovaladı ve çocuk büyüdü. Artık her gün ağacın çevresinde oynamaya gitmiyordu. Ve bir gün, tekrar çıkageldi. Ancak bu kez üzgün görünüyordu ağacın eski dostu.

Ağaç, “Hadi gel ve yine oyunlar oyna çevremde” dedi.

“Artık çocuk değilim ve ağaçların çevresinde oynamayı bırakalı çok oldu.” diye yanıtladı arkadaşı ve iç geçirerek devam etti:

“Oyuncak istiyorum ama oyuncak almak için param yok.

” Ağaç hemen bir çözüm önerdi:

“Maalesef benim de param yok” dedi. “Ama tüm elmalarımı alabilir ve onları satabilirsin. Böylece oyuncak için gerekli olan parayı çıkarmış olursun.

” Çocuk heyecanla kabul etti bu öneriyi. Hızlıca tırmandı ağaca ve tüm elmaları tek tek toplayarak, gülümseyerek ayrıldı oradan.

Ağaç, onun elmaları topladıktan sonra dönmemesine çok üzüldü.

Ve bir gün genç bir delikanlı olarak döndü çocuk.

Ağaç heyecanla, “Hadi gel ve yine oyunlar oyna çevremde” diye seslendi.

Delikanlı yanıtladı:

“Oyuna harcayacak zamanım yok” dedi. “Ailem için çalışmam gerekiyor. Ve barınmak için bir eve ihtiyacımız var. Yardım edebilir misin?”

Ağaç, “Hiç evim yok ki” dedi. “Ama eğer istersen, dallarımı kesebilir ve bir ev yapabilirsin.”

Genç adam, elma ağacının tüm dallarını kesti ve gülümseyerek ayrıldı yanından.

Ağaç, onu mutlu görmekten hoşnuttu ama…

Genç adam yine dönmedi. Ağaç yine üzgün ve yalnız başına kalakalmıştı.

Derken… Sıcak bir yaz günü, adam ağacın yanına gitti.

Ağaç onu görür görmez mutlu olmuştu, “Hadi gel ve yine oyunlar oyna çevremde” dedi.

“Yaşlanıyorum artık” diyerek yanıt verdi adam. “Denize açılıp biraz rahatlamak istiyorum. Bana bir tekne verebilir misin?”

“Tekne yapmak için gövdemi kullanabilirsin” dedi ağaç. “Böylece denize açılıp biraz nefes alır, rahatlarsın.”

Adam ağacın gövdesini kesti ve bir tekne yapıp denize açılmak üzere yola koyuldu. Uzun bir süre ortalarda görünmedi. Ve yıllar sonra yeniden geri geldi.

Ağaç, “Kusura bakma çocuğum…” dedi. “Ama sana verebilecek bir şeyim kalmadı. Artık elmalar da yok…”,

“Sorun yok” dedi adam. “Zaten bende de onları ısırabilecek dişler kalmadı…”

Ağaç devam etti: “Tırmanabileceğin dallarım da yok…”

Adam, “Tırmanabilmek için oldukça yaşlıyım” diye yanıt verdi.

“Gerçekten…” dedi ağaç gözyaşlarıyla. “Gerçekten sana verebileceğim hiçbir şeyim yok. Geriye yalnızca çürüyen köklerim kaldı…”

Adam, artık benim de hiçbir şeye ihtiyacım yok, hiçbir şey istemiyorum” dedi. “Yalnızca oturup dinlenecek bir yer istiyorum… Geçip giden yıllar, beni öylesine yordu ki…”

“Tamam” diye yanıtladı ağaç. “Yaşlı ağaç kökleri, uzanıp dinlenilebilecek en iyi yerdir. Hadi gel, gel de otur ve dinlen.”

Adam toprağın üzerine oturdu, ağacın yüzeyde kalan küçük gövde kalıntısına yaslandı… Ağaç, yine de mutluydu… Gözyaşlarına aldırmaksızın, mutluluktan gülümsüyordu bile…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s