Gülümsemek

William Shakespear’in, ” İstediğiniz şeyi gülümseyerek almak, kılıçla elde etmekten daha kolaydır” sözleri, bize gülümsemenin önemini çok iyi anlatır.
Beynimiz o kadar güçlüdür ki, yaptığımız pek çok davranış, biz farkında olmadan bilinçaltı düzeyinde yapılır. Mutlu olduğumuzda gülümsemeyi düşünmeden yaptığımız gibi…

Peki gülümsemeyi bilinçli hale getirsek, kendimizi kötü hissettiğimiz zaman bile yine de gülümsesek ne olur?
Harika bir fikir olur. Gülümsemek, insan yüzüne en çok yakışan ifadelerden biri…İyi ve mutlu hissettiren, stresimizi azaltan, uzun yaşamın sırlarından…

Gülerken ve tüm olumlu ruh hallerinde beynimizden endorfin ve dopamin salgılanır. Negatif enerji ise vücuttan uzaklaştırılır.
Bu olumlu durum, içten gülümsemesek bile yüz kaslarımızı hareket ettirdiğimiz zaman gelişebilir. Beynimize daha çok oksijen gider, bu da beynimizi destekler.

2012 yılında Kansas Üniversitesi’nde 169 kişi üzerinde yapılan bir araştırmada, katılımcıların her birinin üç çeşit yüz ifadesinden birini takınmaları istenmiş. Biri duygusuz ve nötr ifade, diğeri normal bir gülümseme ve sonuncusu da Duchenne gülümsemesi dediğimiz ağız kenarlarının yukarı kıvrıldığı, göz kenarlarının kırıştığı geniş gülümseme… Katılımcılar bu yüz ifadelerini korurlarken kendilerine aynı zamanda stres yaratacak bir dizi eylem uygulanmış. Yüzlerinde en kocaman gülümsemeye sahip deneklerin stres karşısında daha sakin ve rahat oldukları sonucuna varılmış .

Gülümsemenin bir diğer etkisi, ” ayna nöronlar” sayesinde karşımızdaki kişide de aynı etkiyi yaratmasıdır. Yani biz gülümsediğimizde, karşımızdaki de gülümser. Bu etkileşim bebeklik döneminde başlar ve 1- 5 aylıktan itibaren bebekler, insan sesine ve yüzüne gülümseyerek karşılık verirler.

Gülümseme aslında sosyal bir mesajdır. Beraber yaşamak için etkileşime girmesi gereken türlerin arasındaki etkileşimi kolaylaştırmak için evrilmiş bir sinyaldir.

Gülümseme o kadar kuvvetli bir sinyal ki, otizm tanısı almış çocuklara tedavide yardımcı olmak amacıyla tasarlanmış ve uzaktan kumanda edilen ” Kaspar” isimli robot gülmek, gülümsemek, kaş çatmak ve el sallamak gibi aktivitelerini otistik çocuklarla paylaşabilmek için kullanılmaktadır.

Ama her şeyden önemlisi de, gülmenin iki yönden önemli bir süreç olduğu. İnsanlar mutlu olduğu için güldüğü kadar, güldüğü için de mutlu olabilmekte….

Posted in: Uncategorized

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s