YENİDEN DOĞUŞUN

RUHSAL ARINMANIN

BATAKLIK İÇİNDEKİ GÜZELLİĞİ LOTUS ÇİÇEGİ

ANTİK ÇAĞDA KUTSAL LOTUS;

İnsanların yaşantıları ve inançları, mitolojiyi oluşturmuştur. Antik döneme ait çeşitli kültürlerde, bazı bitkilerden söz edildiği, bunlara kutsal anlam yüklendiği ve sembolleştirildiği görülmektedir.

Binlerce yıl öncesinden, bazı anlamlar taşıyan sembollerin, hayatın her alanında ve özellikle sanatın her dalında kullanıldığını görürüz.

Belli bir kültürden köken alarak gelişen bazı semboller, hem coğrafi hem de zaman içinde yayılarak, başka toplumlarda da kullanılmıştır ve bu önemli bitkilerden biri “lotus” tur.

5000 yıldan fazla zamandır, insanlar için kutsal sayılmış; günlük hayatta ve sanatta yaygın şekilde kullanılmıştır.

Çoğunlukla on iki taç yapraktan oluşan lotus çiçeği kutsal sayılmıştır. On üç yapraklı olanları çok nadir olduğundan, şanssızlık getirdiği düşünülmüştür. Koyu renkli sularda yetişir ve güneş ışığı ile çiçekleri büyür.

Çamurlu sularda yetişmekle birlikte lotus bitkisi temizdir. Üzerine en ufak toz parçası geldiğinde hemen yapraklarını sallar ve tozu belli bölgeye doğru iter.

Yağmur yağmaya başladığında, yaprağının üzerine düşen yağmur damlalarını, üzerindeki kirli bölgelere aktarmaktadır. En temiz bitki olan lotus bitkisinin üzerinde bir çivi yatağı şeklinde küçük noktalar bulunmaktadır.

Bu küçük noktalara arasında sallanan toz zerrecikleri tutunamaz ve en ufak bir yağmur damlasında temizlenir.

Bu nedenle, temizliğin (özellikle ruhsal temizliğin) simgesidir. Lotus ile nilüfer çiçeğinin birçok özelliği benzemekle birlikte, nilüfer çiçeği en fazla 20 cm, lotus bitkisinin boyu 3 m’ye dek ulaşmaktadır.

Mısır’da lotus bitkisinin, hayatın her alanında ön plana çıktığı ve önemli bir sembol olarak kullanıldığı dikkati çekmektedir.

Hermepolis’te dev lotus çiçeğinin ilk olarak, dışa doğru çıkan güneş tanrısı Nun’un başlangıçta var olan sularından çıktığına inanılır.

Yeniden doğuşun sembolü olan lotus, cenaze kültü ve Osiris kültü ile yakından ilişkilidir. Horus’un dört oğlu, bir lotus üzerinde oturur şekilde gösterilir. Ölüler Kitabı’nda “kendisini lotusa dönüştürmek” ten söz edilir.

Mavi lotus, tanrıça Hathor ile de ilişkilendirilir. Hathor, inek kulaklı güzel bir kadın biçiminde ya da lotus çiçekleri ile çevrelenmiş bir inek biçiminde gösterilir.

….

Mavi Lotus, genellikle Yeni Krallık resimlerinde kutlamalarda betimlenir. Tanrı Nefertem başı üzerinde lotus taşır şekilde betimlenir ve sıfatlarından biri Parfümlerin Efendisi’dir.

Mimaride, çatıyı destekleyen sütunlar, lotus demeti şeklindedir.

Mavi lotus, tapınak sütun başlıklarında ve diğer objelerde, yaprakları olmadan kullanılmıştır.

Antik dönem sanatında nadiren betimlenen beyaz lotus mavi lotustan daha büyük ve daha sivri taç yapraklara sahiptir. Su yüzeyinde yaprakları yayılır ve beyaz çiçekleri, bunun üzerinde yükselir. Ilık sularda yetişen bitkinin yüksekliği neredeyse yarım metreye ulaşır.

Pembe lotus Çiçeği, kimyasallar içermektedir. Tapınaklardaki en yaygın hediyelerden biridir. Spiritüel olarak ve hayat enerjisi olarak kullanılır. Tapınak kayıtları, Ramses III’ün tanrı Amon’a üç bin lotus buketi sunduğunu göstermektedir.

Güzel kokusu nedeniyle, parfüm üretiminde yaygın şekilde kullanılmıştır. Kleopatra VII’nin her gün lotus banyosu yaptığı söylenmektedir.

Lotus, aynı zamanda uluslararası ezoterik semboldür.

Mısır’daki spiritüel geleneklerin yanı sıra, yeniden doğuş ve şifacılıkta çok kullanılır. Şifacıların yanı sıra, sanatçılar, müzisyenler, spiritüel öğreticiler, rahip ve rahibeler de kullanır.

Önemli bir sembol haline gelmiş ve sanatta çok sevilerek kullanılan lotus, Mısır’dan, Fenike’ye, Mezopotamya ve Persler’e, daha sonraları Grek ve Romalılar’a geçmiştir.

Lotus bitkisinin açılmış çiçekler veya tomurcuklar halinde, çeşitli sanat eserlerinde kullanılması, M.Ö.8. yüzyıldan itibaren çok yaygınlaşır, Roma İmparatorluk dönemi ve Bizans dönemine ait sanat eserlerinde de aynı şekilde kullanılmağa devam eder.

Lotus, Hindu geleneğinde de tanrısal bir semboldür ve tanrılar, genellikle lotus çiçekleri ile birlikte betimlenirler. Budist tapınaklarında, lotus pozisyonunda oturmuş kendini budhalığa hizmet için adamış gülümseyen rahipler görülmektedir.

Merhamet tanrıçası olarak kabul edilen Guanyin, elinde lotus çiçeğiyle betimlenir. Budist inanışına göre, “cennetin kralı” bin yapraklı bir altın lotusun üzerinde oturmaktadır ve bu inanışta lotus çiçeği üzerinde meydana gelen Hindu yaratılış tanrısı Brahman etkili olmuştur. Budizmde temizlik önemlidir ve en önemli hedef iyi bir budha olmaktır. Budha, kendini sürekli temizleyen lotus çiçeğine benzetilmektedir.

Doğanın bir parçası insan, birçok konuda olduğu gibi, bitkileri de, sanat eserlerine taşımış ve anlamlar yüklemiştir. Önemli sembollerden biri olarak kullanılmış lotus bitkisi de, binlerce yıldan beri, değişmeden kullanılmağa devam etmektedir.

M.Özçalık

Uluslararası Uygarlık Araştırması

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s