Boyun Eğmeyen Bir Öykü : ” Antigone”

Antik Yunan’dan bugüne kadar gelen bir efsanenin yazısı bu. Gerçek olduğuna inananlar olduğu kadar, o dönemde bu kadar güçlü bir kadının varlığına inanmayıp Sophokles’in hayal ürünü olduğunu savunanlar da.

Aslında gerçek ya da kurgu olması değil burada tartışılması gereken, burada önemli olan iki bin dört yüz yıl önce bile ayakları yere bu kadar sağlam basan kadınların yazılıp çizildiğini bilmek…

Sophokles, ( M.Ö. 497- 407 yılları arasında yaşamış, tragedya yazarlarının içerisinde insan iradesine en fazla yer veren, genellikle gerçeği değil, ideali, olması gerekeni gösteren bir ozandır. Oyunlarını genelde bir karakter üzerinde yoğunlaştırır. Oidipus ve Antigone’da olduğu gibi…

Antigone ise Sophokles’in Oidipus Üçlemesi’nin sonuncusudur. Antik Yunan efsanesi Kral Oidipus’un kızı. Yazgısından kaçamamış ve gözlerini kendi elleriyle kör etmiş Oidipus’un…

Antigone’nin iki erkek kardeşi de ölmüştür. Ancak Kral Kreon, Antigone’nin ölen erkek kardeşlerinden birinin gömülmemesini emreder. Gömülmesin ki ruhu iki dünya arasında sıkışıp kalsın ister Kreon. O zamanlarda Zeus’un buyruklarına inananlar için bir ölünün üzerine toprak atılmaması onun ruhunun öbür tarafa huzur içinde göç edemeyeceği anlamına gelmektedir. Bu durum Antigone gibi geleneklerine ve inançlarına bağlı birisinin kabul edebileceği bir şey değildir. Diğer hiçbir kadının dillendirmeye cesaret bile edemeyeceği bir işe, erkek kardeşinin üzerine toprak atmaya karar verir Antigone.

Kız kardeşi İsmene onu vazgeçirmeye çalışır.

” Düşünmelisin ki kadın olarak doğmuşuz biz, erkeklerle mücadele edemeyiz. ” der.

Ama Antigone dinlemez. Bir kralın buyruğuna karşı gelen, inançları peşinde koşarken endişelere kulaklarını kapatan ilk kadın karakterdir Antigone.

Abisinin üzerine toprak atarken yakalanması sonucunda Antigone’nin ölüm emri verilir. Bir mahzene diri diri gömülme cezasını aldığında dahi bir dakika bile dik başlılığından vazgeçmez. Güçlü ve inançlı duruşu ölmek için beklediği mahzende kendisini bir iple asana kadar devam etmiştir.

” Benim gibi felaketler içinde yaşayan biri ölünce kendini şanslı saymaz mı? Böyle bir ölümle ölmek hiç acı vermez bana. Oysa toprağa vermeden bıraksaydım anamın ölen oğlunu, içim paralanırdı. Başka hiçbir şey acı vermez bana. Yaptığıma çılgınlık diyorsan eğer, kim bilir, belki de bir çılgındır bana çılgın diyen.”

ANTIGONE

Bu antik çağ efsanesinden öğrenebileceğimiz o kadar çok şey vardı ki… Hangi çağdan olursa olsun, güçlü duran, şartlar ne olursa olsun asla sebepsiz yere boynunu eğmeyen kadınlardan…

Çağının en önemli kadın karakteri Antigone…Ayakları yere sağlam basan, inançlarının ardından korkusuzca giden bir kadının hikâyesi…

Eşitsizlik ve adaletsizliklere karşı duran Antigone kadar güçlü müyüz? Yoksa etrafımıza sınırlar çizip, çoğunlukla onları aşamayacağımıza ikna mı ediyoruz kendimizi.

Oysa hepimizin içinde Antigone kadar güçlü, inançları uğruna her şeyi göze alabilecek gözü kara bir kız dururken, neden korkuyoruz onu dillendirmeye ?

Öğrenelim inançlarımıza sonuna kadar sahip çıkmayı… Çıkaralım sözlüklerimizden yanlış olduğunu bile bile değerlerimizin çiğnenmesine izin vermeyi…

Dik kafalı bu kız, en az babası kadar !
Bilmiyor felaketlerin karşısında boyun eğmeyi !

Antigone

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s