Duvara Yazılan Umutlar

“Ölüm her zaman bizimleydi, her zaman da bizimle olacak. İnsan varlığının ayrılmaz bir parçasıdır o. Çünkü ölüm sorusunun anahtarı, yaşam kapısının kilidini açar.”

Elisabeth Kübler Ross

Ölmeden önce…………..istiyorum.

Hong Kong’lu sanatçı Candy Chang, görsel sanatlar ve tasarım okumuştu. Yaşadığı New Orleans’ta, aynı sokağı paylaştığı komşularıyla daha fazla ve faydalı iletişim kurabilmenin yollarını arıyordu. Çünkü tüm komşuları ile sık sık sokakta rastlaşması ve fikir alışverişinde bulunması olanaksızdı. Ancak diğer taraftan da aynı ortak alanları paylaşıyorlardı.

Bu nedenle önce, komşuların ortak alanlarında birbirleri ile daha fazla bilgi ve öneri paylaşımı sağlayabilecekleri bir yöntem geliştirdi. Çıkartmalar, not kâğıtları, kalemler ve tebeşirler bunun için yeterliydi. Örneğin sokaktaki kira bedelleri hakkında fikir sahibi olmak isteyenler için faydalı olacak bir duvar hazırladı.

Ardından, komşuların yardımlaşma duygularını pekiştirecek bir başka proje yaptı.

Son projesi ise, yalnızca ülkesinde değil, başka ülkelerde de ses getiren bir başarıya ulaştı. Amerika’da en fazla terk edilmiş binaya sahip ve yaşadığı New Orleans’ta, sokağındaki bir evi gözüne kestirdi. Terk edilmiş bu yapıyı nasıl faydalı bir yer haline getireceği üzerine düşündü…

Birden aklına Joan geldi. Joan, kendisine annelik yapmış, onu aniden kaybettiğinde ise Candy’nin adeta dünyası başına yıkılmıştı. Toparlanması çok zaman almıştı. Çıplak bir gerçek, ölüm gerçeği karşısında çaresizliği yaşamıştı.

İşte bu terk edilmiş bina da ona o günlerdeki gerçeğini hatırlatmıştı. Ölüm üzerine epey düşünmüştü ve yaşadığı zamanların ne kadar değerli olduğunu şimdi çok daha iyi anlıyordu. Bu duygu, hayatındaki anlamlı olan her şeye, daha bir açıklık kazandırmıştı. Ancak bu bakış açısını günlük yaşamda sürdürmek çok zordu, günlük koşuşturmalara kendimizi kaptırmak ve bizim için önemli olanları unutmak ise çok kolay…

Arkadaşlarının da yardımıyla bu eski ve terk edilmiş binanın bir yanını kocaman bir kara tahtaya çevirdi. Ve şu boşluk doldurma cümlesini yazdı :

” Ölmeden önce………….istiyorum.”

Artık buradan geçen herkes bir tebeşir alıp yaşamlarını yansıtabilir ve kişisel isteklerini ortak bir alanda paylaşabilirdi. Ertesi gün, duvar tamamen dolmuştu. Ve projesi böylece gelişmeye devam etti.

Bu terk edilmiş bina, bir anda ” umut duvarı” olmuştu. Candy Chang, o günleri anlatırken,
” insanların umut ve hayalleri beni kimi zaman güldürdü, kimi zaman ağlattı.
“Ve kesinlikle zor zamanlarımda ise beni telkin etti. ” diyordu.

Bu yalnız olmadığımı, komşularımı yeni ve aydınlatıcı açılardan anlamamı sağladı.
Aynı zamanda kendi yansımamızı görmek, bunun üzerinde düşünmek ve büyüyüp değişirken bizim için en önemli şeyleri de hatırlamak…

Böylelikle birlikte, ortak alanlarımızın bir sese sahip olması için fırsat tanındığında ve birbirimizle paylaşma olanağı verildiğinde ne kadar güzel sonuçlar ve mesajlar olabileceğini gördük.

Sahip olduğumuz en önemli iki şey zaman ve insanlarla ilişkilerimizdi. Çoğunlukla ölümü konuşmaktan ve düşünmekten caydırılıyorduk. Oysa ölümü düşünmek, hayatımıza açıklık ve netlik kazandırıyordu.

Paylaştığımız alanlar, kişisel ve toplumsal olarak bizim için önemli olan şeyleri daha iyi yansıtabiliyordu. Ve umutlarımızı, korkularımızı, hayallerimizi paylaşacak daha çok alana sahip oldukça, çevremizdeki insanlar bize sadece yardımcı olmayacak, daha iyi bir yaşama sahip olmamıza da yol açacaklardı.

” Ölmeden önce…………….( Before I die )

En yaratıcı toplum projelerinden birisi olarak değerlendirildi.

Bugün 25’ten fazla ülkede, 75’ten fazla duvar var . Ve bu duvarlar sayesinde insanlar ölmeden önce neler yapmak istediklerini, hedeflerini, hayallerini bu kara tahtalar sayesinde bir kez daha düşünüyor, sorguluyor ve yazıyor.

Birbirlerinin neler hayal ettiklerini okuyor, başkalarının umutlarına tanıklık ediyor. Bu duvarlarda, umutlar ve hayaller aslında birbirlerine komşuluk ediyor !..

Düzenlendi

Duvara Yazılan Umutlar” üzerine 3 yorum

  1. Biz neden yapmadık, bence geç kalmış değiliz. Çok güzel olur. Mesala İstanbul’da muhtelif yerlerde bulunan binlerce pankart, afiş, veya duraklar, site içi boş alanlar, avm’ler millet bahçeleri yer çok..

    Liked by 1 kişi

    • alevardic

      Gerçekten çok ilginç ve güzel bir proje… Ülke olarak zaten umutlarımız yavaş yavaş tükenmek üzere…Uygulanabilirse aslında belki de, yaşam ve değerinin farkına varıp, farklı yaşamları tanıyıp, biraz olsun insani değerlerimizin, umutlarımızın yeniden canlanmasına vesile olabilir.

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s