Atatürk ve Çocuk

” O” nun sözlüğünde çocuk sevgi demekti. “O”nun çocuğu yoktu ama içinde bitip tükenmeyen bir çocuk sevgisi vardı.

Bundan dolayı yüreği arada burkulmuş mudur bilmiyorum ama bütün Türk çocukları onun öz yavruları gibiydi. O’nun açık mavi gözleri her yerde çocukları arardı. Çağdaş ve mutlu Türkiye’yi çocuklarda görür ve çocuklarda bulurdu. Tüm yurt gezilerinde çocuklara sevgi ile yaklaşır, onlarla uzun uzun konuşurdu.

Türkiye’nin özellikle batılı ülkelerdeki imajını düzeltecek başlıca faktör, Atatürk’ün çocuklara gösterdiği inanılmaz derecedeki olağanüstü ilgidir.

Özellikle dünyanın içinde bulunduğu bugünkü sevgisizlik çağında, insanlık barışına hizmet edebilecek en etkili sevgi ve barış mesajı, Atatürk-Çocuk Arkadaşlığından başkası değildir.

Atatürk için Çocuk;

“Vatan gibi sevilmeli…

Ulus haklarını korur gibi korunmalı…”

Atatürk de Çocuktu…

Yeniliğin, dönüşümün yılmadan ardında koşabilen, düş dünyası geniş, meraklı, araştıran…

Atatürk de Çocuktu…

Cumhuriyetin çocuk kalmasını istedi hep: Her dem taze, her dem devingen, keşfedici, yaratıcı…

İnsanlar gibi ülkeleri de çocuk olabilirler; yaşlı, yorgun kültürler olabilir, ağır, yavaş devinen.

Ben ülkemizin hep çocuk olduğunu düşündüm.

Atatürk denen bir dahiyi, önderi yetiştiren Çocuk ülke.

Çocuk Atatürk’ü yetiştiren, Çocuk ülke.

Cumhuriyet ruhu, Atatürk’ün ona kazandırmaya çalıştığı ruh, heyecanlı, meraklı, araştırıcı bir Çocuk ruhuydu.

Bilimde, sanatta, düşüncede kendini gösteren, ona giydirilmeye çalışılan özgürlüğü kısıtlayıcı giysiyi parçalayıp; yaşama kendi açısından bakabilme cesaretini taşıyan olgun Çocuk ruhu.

Yaveri Hasan Rıza Soyak Atatürk’ün bu özelliğini anılarında kendisine seslenişini şöyle anlatır:

“Çocukluk ne güzel şey…

Çocuklar ne güzel, ne tatlı varlıklar değil mi?

En çok hoşuma giden halleri nedir bilir misin?

Riyakarlık bilmemeleri, bütün istek ve duygularını içlerinden geldiği gibi açıklamaları.”

Atatürk; çocukluk günlerinden söz ederken Çankaya Köşkü’nde yakınlarına şöyle seslendiği bilinir:

“Ben çocukken fakirdim.

İki kuruş elime geçince, bunun bir kuruşunu kitaba ayırırdım.

Eğer, böyle olmasaydı, bu yaptıklarımı yapamazdım…”

HANRİ BENAZUS

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s