Mavi Küre ve Anne ‘Düşü’

5EF5346A-92A5-450A-B049-DCC4B4144F0A

MAVİ KÜRE ve ANNE ‘DÜŞÜ’

Zamanın birinde her gün yeni bir acıya uyanan, her akşam benzer kötü haberlerle gözlerini kapatan ve aslında aydınlığa göz kırpan mavi bir küre varmış. 

Bu mavi küre içinde, insanlarının çoğu özlemliymiş ancak neye tam özlem duyduklarını bile bilmeden. Kürenin içindekilerin bir çoğu, kendi, ya da başka zihinlere hapis, çıkılmaz sandıkları sorunların tekrarıyla yaşayıp giderlermiş.

Bazıları kendi havasındaymış. Rahatın, konforun, keyfin, sefanın içinde yaşar, acılara acımaktan başka bir şey yapmazlarmış. Bazıları da varmış ki, mavi küredeki acıyı iliklerine kadar yaşar ve hisseder, karanlığa ışık yakarlarmış. Kimileri için ise şikayet etme, kendini aciz görme duygusu, minnet ve inanç duygusundan da fazlaymış. ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ diyenlerin sayısı da azımsanmayacak kadar çokmuş.

Kısaca bu mavi kürede, farklı özelliklere sahip bir sürü duygu insanı, harita ile sınır dedikleri çizgi aralarında yaşar, çoğu zamanda sınırların ötesinde buluşurlarmış.

Bir yerde çok büyük bir acı yaşandığında, sanal platform adını verdikleri bir yerde, herkes profil resmini değiştirir, karanlığa gömülür, bazen birlik, bazen hiddet duygusunu yaşar, ertesi gün ise ‘nerede kalmıştık’ çoğu kez unutulup gidermiş. Bu nedenle tarih tekrar eder dururmuş. Küre her gün değişim umuduyla döner ancak çileler yine de yumak olurmuş.

Çoğu kimse ‘acaba bu kürede sarılan çilelerde benim de payım var mı, ipin ucunu nasıl tutabilirim’ diye döngüyü değiştirme gücünden habersiz; haksızlıkların, yaşanan acıların ardından sadece çile yününü sarmaya devam ederlermiş. 

Kimileri ‘bu düzen böyle gitmez çekip gidelim kendimizi kurtaralım’ dermiş, kimileri ‘biri çıkıp da bizi kurtarsın’ diye beklermiş, kimisi ‘çoook bekleriz, bu küre değişmez, böyle yuvarlanıp gidelim’ dermiş. 

Günlerden bir gün mavi bulutlar kızıla boyanmış. Zamanının bir yarısında, karanlığın içinde zamansız beliren tüm yıldızlar bir araya gelmiş ve mavi küredeki tüm anneler derin bir uykuya dalmış. 

Yıldız tozlarının içinde çocuk sesleri duyulmuş önce. Ortalık bir anda, gözleri ışıl ışıl parlayan, mutlu, sağlıklı o minik insanların cıvıltıları ile dolmuş taşmış. Çocukların gülüşü ile doğa canlanmış, renkler belirmiş birer birer… 

Masal bu ya, annelerin hepsi aynı rüyanın içindeymiş.

Bir çocuk belirmiş önlerinde, kendi düş kürelerini anlatmış, o anlatmış anne onu kalbiyle dinlemiş. 

Avukatlar yokmuş anlatılan  o düş küresinde, çünkü suç yokmuş. Polis yokmuş çünkü herkes güvendeymiş. Doktor yokmuş, çünkü hastalık yokmuş. Okulları dünya ve öğretmenleri toprak anaymış. Birlik duygusunun aynılık değil ancak kardeşlik olduğunu, her canlının kutsal bütünün parçası oldukları bilinciyle sevgiyle yetişiyormuş orada her biri. 

Kendilerini severken, herkesi sevmeyi öğreniyorlarmış. Kendilerine ve düşlerine güvenle, korkusuzluğu öğreniyorlarmış.

Rüyadaki Çocuk; Hayallerinin özgürlükleri olduğunu, hayalleri ile kendi kürelerini sevgiye boyadıklarını, güzel düşler kuran, ışıklı insanlarla var olmanın hafifliğini anlatmış durmuş… 

En son olarak; ‘Bizi unutmayın’ demiş ‘biz ‘masum ve güçlü yanınızız ve cennete giden yol birlikte, öz sevgimizde’…

Ertesi sabah, tüm anneler uyandıklarında, başka gözlerle bakmışlar döngüye, yüreklerinde ve yüzlerinde aynı güneşli tebessümle. 

Önce kendilerini gözlemleyerek, yüreklerindeki kutsal gücü ve masumiyetlerini  hatırlamışlar ve kendilerini özde sevmeyi. 

Okumaya, düşünmeye, sorgulamaya, doğaya ve özgürlük arayışlarına daha fazla zaman ayırırken; yetilerine göre üretmeye, hayata karamsar değil, mutlu ve pozitif bakmaya başlamışlar. Gerçek rollerine sevgiyle soyunmuşlar.

Kurtarıcının dışarıda bir yerlerde olmadığını anlamışlar. Kendilerinde başlayan değişimle, mavi kürenin ve nesillerin değişeceğine inanmışlar…

Artık biliyorlarmış cennetin çocukların gülüşünde ve kendilerinin yaşattığı tüm güzelliklerde saklı olduğunu.

Kendi çocuklarını o rüyadaki gibi büyütmenin yollarını aramışlar an ve an.

F31FB441-7C24-4A62-A53F-AEF939875476

Sadece kendi çocuklarına da değil üstelik, diğer çocuklara da anne olmuşlar ve hepsi kendi masallarının kahramanı olmuş o günden sonra.

Nerede haksızlıktan, adaletsizlikten, kötülükten şikayet eden birini görseler, onun kulağına usulca ‘vazgeçme, kendine inan, iradeni kullan, içinde ve dışında iyi çocuklar yetiştir” diye fısıldamışlar. 

Mesajı alan hemen işe koyulmuş. Bu düş ve mesaj zamanla bütün mavi küreyi sarmış ve bir gün tüm çocukların ve onları yetiştiren kutsal annelerin düşü gerçek olmuş.

Güzel düşleri, duyguda, yaşamda, nesillerde yaşatan tüm kutsal annelere ve anne hissedenlere… 

Düşlerimizin gerçeğinde; Bugün ve her gün sevgiyle ‘kutlu’ olsun.

Evren’den ✍🏻

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s