Hayal kurmaya devam dostlar !

Fütürist yazar George Land, 5 yaşındaki çocuklara Nasa’nın yaratıcılık testini uyguladı ve 10 yıl boyunca da aynı testi devam ettirdi. Sonuçlar hayret verici ve son derece can sıkıcıydı. Çocuklar 5 yaşındayken % 98’nin yaratıcılık düzeyi en yüksek noktadaydı. 10 yaşında teste katılanlar arasında yaratıcı dahi çıkanların oranı % 30’a düşmüştü. 15 yaşına geldiklerinde ise oran % 12’ye inmişti. Peki ya biz yetişkinler ? Sadece %2…

Acaba yaratıcılık bakımından bu keskin düşüşün nedeni neydi?

Araştırmacılar bunun sorumlusu olarak okul eğitimini ve tek ” doğru yanıt” ı bulmaya yapılan vurguyu görüyorlardı.

Eğitimci Neil Postman’ın belirttiği gibi; ” Çocuklar okula soru işaretleri olarak girer, nokta olarak çıkarlar. ”

Biz yetişkinler ise katı gerçekçiler olarak eğitildik. Çocukken ürettiğimiz, arzularımızı yansıtan hayalleri anlamsız ya da aptalca ve değerli zamanımızı boşa harcamak olarak görür olduk.

Peki ya şimdi biz yetişkinler hayal gücümüzü yeniden kazanabilir miyiz ?

Land istersek yüzde 98 seviyesine gelebileceğimizi söylüyor. Çocuklarla yapılan çalışmalardan ve beynin çalışma şeklinden buldukları şey beyinde gerçekleşen iki çeşit düşünce olduğudur. Her ikisi de beynin farklı bölümlerini kullanır ve aklımızda bir şeyin nasıl şekillendiği anlamında tamamen farklı bir tür paradigmadır.

Birine ıraksak denir. Hayal gücüdür. Yeni olasılıklar yaratmak için kullanılır.

Diğerinin adı yakınsaktır. Bir hükümde bulunduğunuzda karar verirsiniz, bir şeyleri denersiniz, eleştirirsiniz, değerlendirirsiniz. Dolayısıyla ıraksak düşünce gaz pedalı gibi çalışır. Yakınsak düşünce tarzı ise en iyi çabalarımıza bir fren koyar.

“Biz bu çocuklara ne olduğunu bulduk. Onları eğitirken, her iki türden düşünmeyi de öğretiriz.” diyor Land.

Biri size yeni fikirlerle gelmenizi söylediğinde, çoğunlukla okulda öğrendiğiniz şeylere hemen bakmak ve görmek istediğinizde şunlarla karşılaşırsınız: “Onu daha önce denedik.” “Bu olmayacak bir fikir.” “İşe yaramaz” gibi…

Asıl nokta budur ve yapmayı durdurmamız gereken şey de budur…

“Aslında beynin içine baktığımızda, nöronların birbirleriyle savaştığını ve aslında beynin gücünü azalttığını görürüz, çünkü sürekli olarak yargılıyoruz, eleştiriyoruz ve sansürlüyoruz” diyor Land.

“Korku altında hareket edersek, beynin daha küçük bir kısmını kullanırız ancak yaratıcı düşünce kullandığımızda beyin aydınlanır.”

Çözüm nedir ? Beş yaşındaki halimizi yeniden bulmak…Beş yıllık bir insanın sahip olduğu bu yetenek asla kaybolmaz.

Bugün yetişkinler sınırsız ve dizginsiz çocukluk hayallerini yeniden keşfedebilseler, sonuçta yararlı ve önemli atılımlar, hatta milyar dolarlık sektörler yaratabilirler.

Bryan Mattimore 21 Günde Büyük Bir Fikir – Coert Engels’in makalesinden düzenlenmiştir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s