Hissedildiğini Hissetmek

Japonyalı bir psikiyatr olan Takeo Doi, Amerika’ya ilk kez ayak bastıktan kısa bir süre sonra tuhaf bir olay yaşamıştı. Yeni tanıştırıldığı birini evinde ziyaret ediyordu; ev sahibi Doi’ye aç olup olmadığını sormuş ve ” isterseniz dondurmamız var” diye eklemişti.

Doi, aslında hayli acıkmıştı. Ama henüz doğru dürüst tanımadığı birisinin aç olup olmadığını sorması, ona ters gelmişti. Japonya’da asla böyle bir şey sorulmazdı.

Japon kültürünün örf ve adetlerine bağlı kalan Doi, acıktığını itiraf edememiş ve dondurma teklifini geri çevirmişti.

Doi, aynı zamanda ev sahibinin üstelemesini beklediğini de hatırlıyor. Ev sahibinin, ” peki o zaman” deyip, konuyu kapatması üzerine hayal kırıklığına uğramıştı.

Doi, Japonya’da bir ev sahibinin onun acıktığını anlayıp, sormaya hiç gerek olmadan yiyecek bir şeyler çıkaracağını belirtir.

Diğer kişinin ihtiyaç ve hislerini sezip, talep gelmeden bunlara karşılık vermek, Japon kültüründe ” Ben- Sen” tarzına verilen büyük değerin bir göstergesidir. Japonca ” Amae” sözcüğü empatinin olağan karşılandığı ve dikkati üzerine çekmeden gereğinin yapıldığı bu duyarlılığa gönderme yapar.

” Amae” ortamında, hissedildiğimizi hissederiz. Takeo Doi, anne- çocuk ilişkisindeki o sıcak bağlantısallığı – annenin bebeğin ihtiyaçlarını içgüdüsel olarak sezmesini- bu yoğunlaştırılmış uyumun ilk basamağı olarak görüyor.

Japonların gündelik yaşamında bu uyum her yakın ilişkiyi kapsayarak, sıcak bir yakınlık atmosferi yaratıyor.

– Alıntıdır

Resim : Turgut Kahraman

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s