Kaplumbağa terbiyeciliği meslek mi!

İkizi var!20879BB2-3D9C-4C7E-9A9F-E2B168E3EAF0.jpeg

Türkiye’nin Mono lisa’sı kabul edilen bu eserinin birde ikizi olduğunu biliyormuydunuz. Osman Hamdi bey bir çok oryantalist ressam gibi beğendiği bu tabloyu 1906 ‘da çizmiş ve 1907 bir kez daha çizmişti. Babasının 1868 yılında gönderdiği Tour du Monde dergisinde yer alan kaplumbağa terbiyecisini resmeden Japon gravüründen esinlenerek 35 yıl sonra resmettiği söylenir.

1.tablo :1906 yılında resmedilen tablo 221,5×120 ebadında olup , cinayetten hükümlü Armator Saim birkök’un şişlideki mühürlü olan evi onun izni ve mahkeme kararıyla profesör Mustafa Cezar tarafından 1960 yılında açıldığında icinde kaplumbağa terbiyecisininde bulunduğu 5’i Osman Hamdi’ye ait değer fotoğrafları alınarak ev tekrar mühürlenmiş ve profesör Mustafa Cezar tarafından tarafından gün yüzüne çıkartılıp kitabında yayınlamıştır. Kanser hastası Birkök’un hastalığı ağırlaşması sebebiyle 1961 yılında salıverildikten bır süre sonra ölümüyle miras kavgası başlar ve tablolar resim heykel Müzesi’ne emaneten teslimi ile 20 yıl sonra açık artırma İle Erol aksoy ‘un eline geçerek sahibi bulunduğu iktisat bankası kolleksiyonuna eklendi.bankaya TMSF el koyunca ,2 Aralık 2004 Günü İstanbul Swissotel’de müzayede başladığında çekişme yeni kurulan iki müze arasında geçiyordu; İstanbul Modern ve Pera Müzesi. Rakam çok yukarılara çıktı; öyle ki son teklif 5 trilyon lirayı gösterecek tabela yoktu. Demek ki müzayedeyi gerçekleştirenler bile bu kadarını beklemiyordu. Kaplumbağa Terbiyecisinin yeni sahibi Pera Müzesi oldu. Ödenen 5 trilyon, Türk resim sanatı için bir rekordu. Bu yüksek ücret, tablonun ününe ün kattı.ortaya çıkan Pera Müzesi’nde sergilenmektedir.

2. Tablo Osman Hamdi 1907 yılında ise resmi tekrar çizdi. Hikayesi ile ilgili fazla bilgi yok bu 2. versiyon bir şekilde Londra’ya kadar gitmişti. Erol Simavi 1984 yılında bu resmi 100 bin dolara satın aldı. Halen Belma Simavi’nin koleksiyonunda olup Sakıp Sabancı Müzesinde sergileniyor.

Resmin iki versiyonu arasında farklar var; kaplumbağaların sayıları ve yerleri, duvarda asılı olan Allah ve Muhammed yazılı tablo, yerde duran vazo ve pencere kemeri gibi. 1.Tabloda Ayrıca ilkinden farklıilk tabloda beş kaplumbağa olduğu halde Ikinci tabloda altı kaplumbağa vardır
Pera Müzesi’ndeki “Kaplumbağa Terbiyecisi” efsaneye konu olan asıl resim.Osman Hamdi Bey tarafından ilk yapılan da o’dur
Öteki resim digerinin üçte biri ebadında. Estetik olarak bakıldığında hangi resmin daha güzel olduğuna iki müzeleri gezenler karar versinler. Müzayede sahiplerinin fikrine göre ikisinede paha biçilemez oldugudur
Benzerlikler dikkat çekici olsa da Osman Hamdi Bey’in Kaplumbağa Terbiyecisi, renklerin ve ışığın kullanımı, tablonun derinliği ve verdiği mesajla çok kıymetli.

TABLONUN YAPILIŞI VE MESAJI

Tablodaki mekan Bursa’daki Yeşil Camii’dir gördüğümüz erkek figürü Osman Hamdi Bey’in kendisidir. Çoğunlukla, resmini çizeceği ortamda, doğuya özgü kıyafetler giyip kendi fotoğrafını çektirir. ressamın camiide başladığı çalışma fotoğraf yardımı ile kendi atölyesinde bitirilmiştir.
Tablo neyi anlatıyor Bunu anlamak için Osman Hamdi’nin yaşam tarzına bakmak şart …
Bilindiği üzere Osman Hamdi Bey, İlk arkeologlarımızdan ve arkeoloji Müzesi’nin ilk müdürü ve güzel sanatlar akademisi kurucusu yurt içinde dışarıda çeşitli hizmet vermiş san’at aşığı Devlet adamlarına, halka, memurlara sanatı, önemini, arkeolojik buluntularımıza sahip çıkılması gerektiğini, müzecilik anlayışını anlatıp durmuş. Ancak O sıralarda kurduğu yine bir ilk olan Güzel Sanatlar Akademisi’ndeki öğrenci tabloları, çalışmaları yakılmış, heykeller parçalanmıştır.

Önce neler görüyoruz ?

Osman Hamdi’nin resimlediği sahnede yerdeki yeşillikleri yemekte olan kaplumbağaları düşünceli bir tavırla izleyen Doğulu giysiler içinde bir erkek figürü görürüz. Elinde bir ney tutmakta, sırtında nakkare veya kudüm cinsinden bir vurmalı çalgı durmaktadır. Önünde durduğu pencerenin üstünde yer alan sivri kemerli alınlıkta “Şifa’al-kulûp lika’al Mahbub” yani “Kalplerin şifası, Sevgiliyle (Hz. Muhammed) buluşmaktır” yazılıdır. Mekân olarak, sanatçının resimlerinde sıkça karşımıza çıkan Bursa Yeşil Cami’nin üst kat odası kullanılmış, figür için pek çok resminde olduğu gibi Osman Hamdi’nin kendisi modellik etmiştir. Adamın elinde, sırtında yer alan çalgılar derviş olabileceğini akla getirse de, başlığı Elbise-i Osmaniye’de “yemeniler dolanmış keçe kalpak” olarak tanımlanan “Mardinli Kürd” tipinin başlığına benzer. Osman Hamdi’nin Viyana’da bulunduğu sırada, bu giysiyle poz verdiği bazı fotoğraflar çektirdiği bilinmektedir. Sanatçı, figür ve mekan detayları için, başka resimlerinde de sıkça görüldüğü gibi çeşitli fotoğraflardan yararlanmış olmalıdır.Kırmızı kaftan giymiş, derviş kıyafetleri içinde sakallı, kambur yaşlı
Bir adam Bakımsız bir odada, marul yiyen kaplumbağalara bakıyor. Ama biraz düşünceli, karamsar ve yorgun bir bakış bu.

Öncelikle şunu söylemek gerekir

Kaplumbağa terbiyeciliği diye bir meslek yok Yaşamının son yıllarında yaptığı Kaplumbağa Terbiyecisi’nin sırrı da buradan geliyor. Tablodaki sakallı adam, Osman Hamdi Bey’in kendisi. Boynunda ve elinde işi için kullandığı aletler var. Yerde ise kaplumbağalar. Çok yavaş hareket eden öğrenmemek için direnen kaplumbağalar.. Terbiyeci, sabırla ve bir öğretmen edasıyla
kaplumbağalara bakıyor, onları eğitmeye çalışıyor. İlişkiyi kurmuşsunuzdur. Kaplumbağaları yıllarca bilinçlendirmeye, çağdaşlaştırmaya çalıştığı insanların simgesi olarak çiziyor. Osman Hamdi Bey, tablosuyla kendi yaşamını özetliyor.

İşte tablodaki kaplumbağalar; devletin hantal işleyen bürokrasisi ve değişime direnen, ağır aksak ilerleyen toplumun kendisiydi. Yaşlı dervişin kendisi olduğunu söylemiştik. Bütün bu duruma kızan Osman Hamdi Bey, derviş de olsa sabrının bir sonu ….
Bir diğer yorumda düşünceli biçimde dikilen adam, sabır gerektiren zor bir iş olan kaplumbağaları terbiye etme işini, elindeki ney ve sırtındaki nakkareyi çalarak başarmayı ummaktadır. Bu yoruma göre de terbiyeci Osman Hamdi Bey’in kendisidir. Terbiyecinin zorlu işi elindeki müzik aletleriyle halletmeye çalışması, Osman Hamdi Bey’in de değişime direnen bir toplumu sanat yoluyla çağdaş seviyeye getirmeye çalıştığını, bu yüzden sanat okulu ve müze açma girişiminde bulunduğunu vurgular…..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s