Palyatif Bakım Hayat Kalitesini arttırıyor

Foto-Hastane(1)
Palyatif tedavi, destek tedavidir.. Hastaların şikayetlerini gidermek, onları rahatlatmak için yapılan tedavilerdir. Örneğin; kansere bağlı ağrısı olan ya da yemek yiyemeyen hastaların sıkıntılarını gidermek için uyguladığımız tedaviler destek tedavilerdir.

Palyatif bakım örgütlenmesi nasıl olmalıdır?
Palyatif bakım giderek önem kazanan bir konu.Yalnız onkoloji alanında değil, bir çok kronik hastalık için de tedavinin olmazsa olmaz parçası. Palyatif bakım örgütlenmesi Avrupa ve Kuzey Amerika’da uzun yıllardır var. Türkiye’de ise önemi ve eksikliği son yıllarda anlaşılmaya başlandı. Bu sebeple son 1-2 yıldır az sayıda merkezde palyatif bakım üniteleri açılmaya başladı.

Palyatif bakım örgütlenmesinin multidisipliner olması gerekiyor. Çünkü, kanser hastalarının destek gerektiren şikayetleri çok yönlü ve çok sayıda branşın ortak çalışmasını gerektiriyor. Bir diğer önemli nokta hastaların son dönemde değil, tanı anından itibaren bu palyatif bakım ünitelerine yönlendirilmesi. Çünkü kanser hastaları her evrede şikayetleri doğrultusunda destek tedaviye ihtiyaç duyabiliyorlar. Artık biliyoruz ki, palyatif bakım ünitelerine erken yönlendirilen hastaların yalnız yaşam kaliteleri değil, yaşam süreleri de artıyor. .

Bunun dışında Kuzey Amerika’da “hospis” denilen sistemler var. Hospisler yaşam beklentisi 6 aydan kısa olan hastalar için düzenlenmiş palyatif bakım örgütlenmesi. Hospisler iki şekilde hizmet veriyor; hasta evinde uzmanlar tarafından belirli aralıklarda ziyaret ediliyor, reçeteleri yazılıyor ve gerekli tedavileri yapılıyor ya da hastalar hospislere yatırılıyor ve destek tedavi alıyorlar.
Türkiye’de palyatif bakımı genelde onkologlar ve dahiliye uzmanları yapıyor ama henüz düzenli bir palyatif bakım örgütlenmesi olduğunu söylemek münkün değil.

Palyatif kemoterapi, palyatif radyoterapi ve palyatif cerrahi arasındaki farklar nelerdir? Hangi durumlarda uygulanır?
Palyatif ve küratif tedavi birbirinden farklıdır. Küratif tedavi; tümöri yok etmeye, kür elde etmeye yarayan tedavi yöntemidir. Cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi küratif amaçlı uygulanabilen tedavilerdir. Palyatif tedavideki amaç ise, tümörü yok etmek değil, kanserin oluşturduğu yan etkileri ve şikayetleri azaltmaktır. Bu amaçla da cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi kullanılabilir.

Örneğin kemiğe metastaz yapmış kanseri olan hastanın kemik ağrısı şikayeti varsa bu bölgelere ışın tedavisi (radyoterapi) verilerek hastanın ağrısı dindirilebilir. Tümör tedavi edilmiş olmaz, fakat ağrılar geçer.

Palyatif cerrahiye örnek vermek gerekirse; sinire bası yapan bir tümörü olan hastanın buna bağlı kuvvet kaybı veya ağrıları varsa, buradaki baskıyı engelleyici veya giderici cerrahi işlemler yapılabilir. Bu işlem tümörü yok etmedese de hastanın şikayetlerini giderecektir.

Palyatif kemoterapi ise ilaçlı tedavi yöntemidir. Tedavi ile kanserin tam olarak yok edilemeyeceği hastalara ilaç verilerek yaşam kalitesi artırılabilir.Örneğin; hastanın ağrıları vardır, kemoterapi ile tümörü küçültülür ve ağrıları geçer. Kemoterapinin bu durumlarda başka bir amacı da hastanın yaşam süresini uzatmaktır.

“Kanserli hastalarda Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında en az ağrı kesici ve morfin türevi ilaç kullanan ülkelerden biridir.”

Palyatif kanser hastalarında en sık karşılaşılan semptomlar nelerdir?
En önemli semptomlardan biri ağrıdır. Hem hastalarda hem de doktorlarda; “Şimdi ağrı kesici verirsem/kullanırsam, ileride verecek/kullanacak ağrı kesici bulamam” korkusu var. Fakat bu yanlış, çünkü kullanabileceğimiz ağrı kesicilerin sınırı yok. Artık elimizde çok sayıda ağrı kesici ilaç/yöntem var. Bazı doktorlarda morfin grubu ilaçların hastada alışkanlık yapabileceği ya da bir süre sonra hastanın tolerans kazanıp ağrılarının kesilmeyeceği korkusu var. Bunlar yanlış, çünkü kanser hastalarında ağrı için kullanırsanız morfin bağımlılığı gelişmiyor. Ağrı dışı sebeplerle morfin alıyorsa, tabii ki hastada bağımlılık gelişebilir. Hasta yakınlarında da aynı yanlış inanış var. Hastaya morfin yazıyorsunuzhasta yakını bağımlılık yapacak diye hastaya morfini vermiyor. Kanserli hastalarda Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında en az ağrı kesici ve morfin türevi ilaç kullanan ülkelerden biridir.

Ağrı kesiciyi ağrı olduğu zaman vermek en büyük yanlışlardan biridir.
Kanser hastalarının en büyük korkularından biri olan ağrının tedavi edilmemesi demek, çok ciddi bir yaşam kalitesi bozukluğu demektir. Ağrı kesiciyi ağrı olduğu zaman vermek en büyük yanlışlardan biridir, çünkü kanser ağrısı genelde sürekli bir ağrıdır Düzenli aralıklarla ağrı kesici vermek gerekir. Ağrı olunca verirseniz, normalin iki katı kadar ağrı kesici vermek zorunda kalıyorsunuz. Düzenli aralıklarla verirseniz, hastanın yaşam kalitesi artar, ağrısız bir yaşam sürebilir.

Oral olarak alınan ilaçlar da en az diğer ilaçlar kadar etkilidir.

Çok sayıda ağrı kesici ilaç vardır, morfin ve türevlerini kullanmaktan hiçbir şekilde korkulmamalıdır. Eğer kalıcı bir ağrı değilse, ağrıya sebep olan durum ortadan kalktıktan sonra morfin kesilebilir. Hastalar genellikle enjeksiyon olarak uygulanan ilaçların oral yollardan alınan ilaçlardan daha etkili olduğunu düşünüyorlar, fakat oral olarak alınan ilaçlar da en az diğer ilaçlar kadar etkilidir. Hasta enjeksiyon için birilerine ihtiyaç duymadığı için de daha konforludur.

Bulantı ilaçlarının doğru ve zamanında kullanılması önemlidir.

Diğer bir sorun ise beslenme. Bazı hastalar yemek borusu tıkanıklığı, iştahsızlık, bulantı ve kusma gibi sorunlar yüzünden beslenemiyor. Bulantı ve kusmayı önleyici çok etkin ilaçlar bulunmaktadır. Bunları doğru kullandığımız zaman hastalarımızın %90’ına bu durumu hiç yaşatmıyoruz. Bulantı ilaçlarının doğru ve zamanında kullanılması çok önemlidir.

Uykusuzluk, nefes darlığı, öksürük ve psikolojik sorunlar da son derece önemli semptomlardır ve bunların da etkin tedavileri vardır.

İlaçtan başka semptomatik tedavi yöntemleri nelerdir?
Girişimsel yöntemler kullanılabiliyor. Hastanın ağrıyı hissetmemesi için sinir blokajı yapmak, radyoterapi ve bazen cerrahi yöntemler yapılarak ağrılar kesilebiliyor. Her durum için ilaçlar olduğu gibi radyoterapi ve cerrahi gibi yöntemlerle de palyasyon sağlanabiliyor.

Hasta ve hasta yakınlarının bilinçlenmesi son derece önemli.

En kritik konu ağrıdır. Ağrının önlenebilir olduğu, ağrısız yaşamanın mümkün olduğunu bilmek son derece önemlidir. Hasta ve hasta yakınlarının bilinçlenmesi son derece önemli, aynı şekilde doktorunda korkusuzca ilaç verebilmesi önemlidir. Doktor bu konuda çekingen ise hasta veyakınlarının ısrar etmesi gerekiyor.

Prof Dr Başak Oyan Uluç
İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı
Yeditepe Üniversitesi Tıp fakültesi
Tıbbi Onkoloji Bölüm Başkanı

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s